jump to navigation

Bir motor tecrübesi , kazaya yakın olmak 27/07/2009

Posted by ozgurkaya111 in motosiklet.
Tags: , ,
add a comment

Motosiklet için ilk ciddi teşebbüslerime başladığımda bu işin pekte mantık çerçevesinde değerlendirilebilecek bir yanı yoktu , ama teknik olarak her sağlam insan bu taşıtı kullanabilir bu da bir gerçek.

Yani Motosiklete deli işi ve Şeytan icadı demeleri tamamen doğru bilgidir. Buna da motora binen bir kişi olarak yüzde yüz katılıyorum . Motosiklet işi kesinlikle normal haliyle bile tehlikelidir ve gereksiz risklerin alınmamasını gerektirir. zaten doğası gereği kendinden riskli bir hayat parçasıdır.

Motosiklet kendi başına bir hiçtir , bıraksanız düşer , mutlaka yardıma ihtiyacı vardır , ayakta durabilmek için bir arkadaşa bir yoldaşa ihtiyacı vardır .

Anonim bir cümle geliyor aklıma “4 teker insanları , 2 teker ruhlarını taşır ” , işte işin aslı burada gizlidir.
Maksat bir yerden bir yere gitmekse eğer , 4teker size yeter , gayette konforlu gidersiniz . Ama asıl amaç yolda olmak ise size bir 2 teker lazımdır artık.
Ekstrem sporlar denilen , yamaç paraşütü, yüksek irtifa dağcılığı , dalga sörfü , rafting gibi sporlar tehlikelidir ,
ama bu sporları yapanlar zaten bu riski almış ve güvenlik olarak ne gerekiyorsa yapmış kişilerdir.

Ancak motosiklet bir spor olarak görülmez , ulaşım aracıdır ve bizati hayatın içerisinde yaşar . Zaten bu sebepten spor olarak yapılmadığından biraz dikkatsiz özensiz binilir birçokları tarafından .

Bir Acemi olarak ciddi bir yol tecrübem olmasa da motosikleti tanıdığımı zannediyorum artık , derken yanıldığımı ve bu yoldaşın eğer onunla aynı dili konuşmayıp ne dediğini anlamazsanız , sizi üzebileceğini tekrar anladım.
Normalde aşırı dikkat , özen ve tam koruma ile motora binmekteyim. En ufak bir olumsuz düşünce , sinirlilik hali olduğunda evde oturmayı tercih ediyorum . Sabah çok erken kalkıp yola çıkıyorum .

Olay klasik ben oldum artık olayının kısa bir özeti ;
Yer şile Ağva yolu , Ağva yolu dönüşündeki son köy içindeki yol. Bilen bilir yol düşük süratli ama bir okadar virajlı
dar ve hakimiyet gerektiren bir yoldur , hersene çeşitli kazalar burda olur .

Bu yolu seçmemdeki amaç bugüne kadar kış şartları dahil daha hafif yollarda Polonezköy , Beykoz gibi rotalarda
yeterince kilometre yaptığımı düşünüp , artık biraz daha üst seviyeye çıkmamın zamanının geldiğini düşünmemdi.

Esasında bu konuda haklı olduğumu artık biliyorum , ben artık oralarda da motor kullanabiliyorum .
Gelelim yapılan hataya ,

Yolu düşünün ;
Rampa , sağa ciddi 270 derece civarı bir viraj ve 40 km hız ile yukarı doğru çıkıyorum. Kendi limitlerimde olabildiğince motor yatık ve biraz heyecanlı ve tedirgin bir şekilde devam ederken , karşıdan gelen araçların kendi şeridinde olmadığını ve kendini güvene alırken beni tehdit ettiğini algılıyorum .

VE yapılmaması gereken üç şeyi yapıyorum ,
Frenlere dokunmak ( asılmadım ) , gaz kesmek , sağ tarafa düşüyorum hissi ile bisiklet gibi ayağımı yere basmak .
Sonuç;
Durumu kurtardım , hızımın düşük olması , arkadan birinin gelmemesi sonucu ve ayağımdaki çizmenin sebep olduğu direnç , bu kaza denemesini başarısızlıkla sonuçlandırdı .:) Bu arada kaskımıda aynaya sertçe vurdum.
Bende birşey yok . Hiçbirşey yok .

Alınacak ders ;
-İkarus sendromu gerçek birşeydir.
-Yapılmaması gereken hiçbirşeyi yapmamak için bol tecrübe ve antreman gerekelidir.
-Motorsiklet düz yolda gider de , virajı nasıl döner bu iyi bilinmesi gereken şeylerdendir.
-Son olarak , riski küçült gereksiz şeyler yapma , bol eğitim ve bol antremana devam . Eğer yeniysen 50 – 100 km de bir 15 dk lık bir mola ver su iç , bişeyler atıştır , montunu çıkrt kenara hava al.

“Önemli olan varmak değil , yolda olmaktır” derler doğrudur.
Bu yazdığım olay tecrübe haneme eklendi ,daha dikkatliyim artık.